AKARSULARIN ÖZELLİKLERİ, REJİMLERİ, REJİM TİPLERİ VE DEBİLERİ Ak

2008-10-04 00:10:00

AKARSULARIN ÖZELLİKLERİ, REJİMLERİ, REJİM TİPLERİ VE DEBİLERİ Akarsularla İlgili Terimler 1. Akarsu kaynağı: Akarsuyun doğduğu yerdir.  2. Akarsu ağzı: Akarsuyun herhangi bir denize veya göle döküldüğü yerdir.  3. Akarsu yatağı: Kaynakla ağız arasında uzanan, akarsuyun içinden aktığı çukurluktur.  4. Akarsu vadisi: Akarsuların, içinde aktıkları yatağı aşındırmalarıyla ortaya çıkan çukurluktur.  5. Akarsu havzası: Akarsuyun koları ile birlikte sularını topladığı alana denir                                    a. Açık Havza: Sularını denize ulaştırabilen akarsulara açık havza denir.                                    b. Kapalı Havza: Akarsular topladıkları suyu denize ulaştıramıyorsa, kara içinde bir göle dökülüyorsa veya yer altına sızıyorsa, bu tür akarsuların havzası kapalı havzadır.  6. Su bölümü çizgisi: İki akarsu havzasını birbirinden ayıran sınırdır. Genellikle dağların doruk noktalarından geçerler.  7. Akarsu ağı (Akarsu drenajı): Akarsu havzası, içindeki kollarıyla birlikte bir ağ oluşturur. Buna akarsu ağı (drenajı) denir. Havzanın eğimi, yapıyı oluşturan taşların cinsi ve tabakaların özelliklerine göre, değişik tipte akarsu drenajları oluşur.  8. Akarsu debisi (akımı): Akarsu yatağının, herhangi bir kesitinden geçen su miktarının m3/sn cinsinden değeridir.  9. Akarsu rejimi: Akarsuyun yıl içerisindeki debi değişiklikleridir. Akım düzeni olarak da adlandırılır. Su seviyesinde fazla değişiklik olmay... Devamı

AKARSULARIN BİRİKTİRMESİYLE OLUŞAN YER ŞEKİLLERİ AKARSULARDA BİR

2008-10-04 00:08:00

AKARSULARIN BİRİKTİRMESİYLE OLUŞAN YER ŞEKİLLERİ   AKARSULARDA BİRİKTİRME   Akarsuların biriktirme yapabilmesi için;   – Eğimin azalması ,Suyun azalması     – Akarsu hızının azalması, Akarsu yükünün artması     gereklidir. Bu faktörler bir arada olunca, akarsuyun gücü azalır ve biriktirme başlar.   AKARSU BİRİKİM ŞEKİLLERİ   1. Birikinti Konileri ve Yelpazeleri   Dağ yamaçlarından düzlüğe inen akarsular, taşıdıkları materyalleri eğimin azaldığı yerlerde yarım koni şeklinde biriktirirler. Bunlara birikinti konisi denir.   Akarsuların taşıdıkları maddeler ince ise, geniş bir alana yelpaze gibi yayılırlar. Bunlara da birikinti yelpazesi denir. Ülkemizde dağ eteklerinde, bu tip şekillere sıkça rastlanır.   2. Dağ Eteği Ovaları Dağ eteğinde, eğimin azaldığı yerlerde meydana gelen birikinti konileri ve yelpazelerinin zamanla yanlara doğru büyüyerek birleşmeleri sonucu oluşan ovalardır.   Bursa ovası, Uludağ’ın eteğinde oluşmuş bir dağ eteği ovasıdır.   3. Dağ İçi Ovaları   Dağ içlerinde, eğimin azaldığı yerlerde, akarsuyun taşıdığı malzemeleri biriktirmesi sonucu oluşan düzlüklerdir. Engebeli ülkelerde daha fazla oluşur.   Malatya, Muş, Elazığ ovaları bu şekilde oluşmuşlardır.   4. Taban Seviyesi Ovaları   Akarsuların denize yaklaştıkları yerlerde taşıma gücü azdır. Böyle yerlerde akarsular, taşıdıkları malzemeleri biriktirirler ve ova yüzeyini alüvyal dolgu alanı haline getirirler. Böyle oluşan düzlüklere taban seviyesi ovası veya alüvyal taşkın ovası denir.   5. Delta Ovaları   Akarsuların taşıdıkları malzemeleri, deniz içerisinde biriktirmesi sonucu, üçgene benzeyen düzlükler meydana gelir. Bunlara delta ovası adı verilir.   Delta ovalarının oluşabilmesi i... Devamı

AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ AKARSULARIN AŞINDIRMASIYLA

2008-10-04 00:06:00

        B. AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ AKARSULARIN AŞINDIRMASIYLA OLUŞAN YER ŞEKİLLERİ 1. Vadiler a. Boğaz Vadi (Yarma Vadi): Yüksek dağ sıralarını enine yarıp geçen akarsular bu tür vadiler oluştururlar. Vadilerin yamaçları oldukça diktir ve vadi dardır. Türkiye'de, Kızılırmak, Yeşilırmak, Fırat, Sakarya, Seyhan ve Göksu nehirleri ile Zap suyu böyle vadilerden akarlar. b. Kanyon Vadi: Yamaçlardaki farklı aşınma sonucu, basamaklı bir biçimde oluşan vadi tipidir. Yamaçlar oldukça dik ve derindir. Genellikle kolay aşınabilen kalın kalker tabakaları içerisinde oluşurlar. Kanyon vadiler, Türkiye’de pek yaygın değildir. Akdeniz Bölgesi’ndeki Göksu vadisinde kanyonlar görülür. c. Çentik (Kertik) Vadi: Akarsu yatağında aşındırma derine doğru sürüyorsa “V” şekilli vadiler oluşur. Bu tür vadilere çentik vadi adı verilir. Çentik vadiler ülkemizde en yaygın olan vadi tipleridir. Dağlık alanlarda bu tür vadilere sıkça rastlanır. d. Yatık yamaçlı vadi: Farklı aşınma sonucunda farklı yükseklikteki yamaçlara sahip olan vadi tipidir. Akarsu yatağının eğiminin azaldığı yerlerde görülür. e. Tabanlı vadi: Akarsu aşındırmasının ileri safhalarında oluşan vadi şeklidir. Vadi tabanı ova özelliği kazanır. Vadi yamaçları iyice yatıklaşır ve belirginliğini kaybeder. Türkiye’de özellikle Batı Anadolu’da bu tür vadiler yaygındır.  2. Menderesler Akarsular, eğimlerinin azaldığı yerlerde kıvrılarak akarlar. Hem aşındırma, hem de biriktirme sonucunda, bu kıvrımlar daha da genişleyerek menderesleri oluştururlar.Hem aşındırma hem biriktirme şeklidir. Mendereslerde yana aşındırma fazla olduğu için sık sık yatak değişti... Devamı

AKARSULAR VE AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ, AKARSULAR AK

2008-10-04 00:05:00

AKARSULAR VE AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ A. AKARSULAR Akarsuyun, içerisinden geçtiği yatağı kazması ve kopardığı parçacıkları taşıması olayına aşındırma denir. Akarsular kimyasal ve fiziksel (mekanik) yollarla aşındırma yaparlar. 1. Kimyasal aşındırma: Sıcaklığın yüksek olduğu zamanlarda veya sürekli sıcak bölgelerde, akarsuların geçtikleri yeri eritmesiyle yaptığı aşındırmadır.  2. Fiziksel (Mekanik) aşındırma: Akarsular, eğime bağlı olarak kazandıkları güçle, yatağındaki kayaları parçalayarak aşındırır. Akarsular genelde fiziksel yolla aşındırma yaparlar. Akarsuların fiziksel aşındırması üç şekilde olur. a. Derine aşındırma: Akarsuların yatağını düşey doğrultuda ışındırarak, deniz seviyesine indirmeye çalışmasıdır. b. Yana aşındırma: Akarsuların içlerindeki materyallerle birlikte, eğimin azaldığı yerde salınımlar yaparak, yanlara çarpması sonucu meydana gelen aşındırmadır. c. Geriye aşındırma: Akarsularda su miktarı en çok ağız kısmında olur. Çünkü, bu kısımda akarsu bütün kollarından aldığı suyu taşır. Bu kesimdeki su fazlalığı nedeniyle, akarsular yataklarını, denize döküldükleri yerden başlayarak geriye doğru aşındırmaya başlarlar. Böylece aşınan nokta, kaynağa doğru kayar ve zamanla akarsu üzerindeki şelaleler ortadan kalkar. Buna geriye doğru aşındırma denir. Geriye doğru aşındırma ile akarsular, çevredeki küçük akarsuları kollarıyla birlikte kendisine bağlar. Buna akarsu kapması veya kapma denir Akarsular vadilerini kazıp derinleştirdikçe, yataklarının eğimi gittikçe azalır. Bu yüzden zamanla akış yavaşlar, aşındırma eski hızını kaybeder ve en sonunda hemen hemen sona erer. Akarsu yatağında artık, başlangıçtaki pürüzler, şelaleler ortadan kaldırılmış olur. Bu duruma erişen bir ak... Devamı

21 HAZİRAN, 23 EYLÜL, 21 ARALIK, 21 MART VE ÖZELLİKLERİ 21 HAZİR

2008-10-04 00:01:00

21 HAZİRAN, 23 EYLÜL, 21 ARALIK, 21 MART VE ÖZELLİKLERİ Dünya’nın Güneş etrafında dönmesi ve eksen eğikliğine bağlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler aynı zamanda mevsimlerin başlangıcıdır. 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerine ekinoks (gece - gündüz eşitliği) tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran tarihlerine de solstis (gündönümü) tarihleri denir.  21 HAZİRAN DURUMU: a. Kuzey Yarım Küre Güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne 90°lik açı ile düşer.  Yaz mevsiminin başlangıcıdır.  En uzun gündüz, en kısa gece yaşanır.  Yengeç Dönencesi’nden kuzeye gidildikçe gündüz süresi uzar, gece süresi kısalır.  Bu tarihten itibaren gündüzler kısalmaya, geceler uzamaya başlar. Fakat 23 Eylül tarihine kadar gündüzler gecelerden uzundur.  Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup Dairesi’ne teğet geçer.  Yengeç Dönencesi’nin kuzeyi, güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dik açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları küçülmeye başlar.  Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde en kısa gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları uzamaya başlar.  b. Güney Yarım Küre Güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne 43°06' lık açı ile düşer.  Kış mevsiminin başlangıcıdır.  En uzun gece, en kısa gündüz yaşanır.  Oğlak Dönencesi’nden güneye gidildikçe gece süresi uzar, gündüz süresi kısalır.  Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya başlar. Fakat 23 Eylül tarihine kadar geceler gündüzlerden uzundur.  Aydınlanma çemberi G&uu... Devamı


Ödev
TOPlist