TÜRKİYE’NİN AKARSULARI, AKARSU HAVZALARI VE BÖLGELERE GÖRE

2008-10-04 22:35:00

TÜRKİYE’NİN GÖLLERİ VE BÖLGELERE GÖRE DAĞILIŞLARI   1. Yerli Kaya Gölleri   a. Tektonik Göller: Yer kabuğunun çökmesi veya kırılması neticesinde meydana gelen çukurluklara suların dolmasıyla oluşurlar. Dünya’nın en derin gölü olan Baykal Gölü (1741 m), Lût Gölü, Hazar Gölü ve Çad Gölü yeryüzündeki başlıca büyük tektonik göllerdir.   Ülkemizdeki başlıca tektonik göller ise şunlardır:   Marmara Bölgesi’nde; Sapanca, İznik, Ulubat ve Manyas gölleri,   Ege Bölgesi’nde; Simav Gölü,   Göller Yöresi’nde; Beyşehir, Eğirdir, Acıgöl, Burdur, Ilgın (Çavuşçu), Akşehir, Eber, Suğla ve Kovada gölleri,   İç Anadolu Bölgesi’nde; Tuz, Seyfe ve Tuzla gölleri,   Doğu Anadolu Bölgesi’nde Hazar, Hozapin ve Van gölleri.   Türkiye’nin en büyük tabii gölü olan Van Gölü, tektonik bir çukurluğun önünün lavlarla kesilmesi sonucu oluştuğundan volkanik set gölü olarak da bilinir.   b. Karstik Göller: Bu tür göller, kayatuzu, jips, kalker gibi çözünebilen tabakaların bulunduğu sahalarda meydana gelir. Bazı karstik göllerin oluşumunda tektonik olaylar da etkili olmuştur.   Karstik göller, ülkemizde en fazla AKDENİZ BÖLGESİ Toros Dağları’nın batı kesiminde bulunur. Buralarda yer alan Kızılören obruk gölü, Kestel, Avlan, Yarışlı ve Salda gölleri tipik birer karstik göldür. Bu göllerimiz sadece, kireçtaşlarının çözülmesiyle oluşan çanaklar üzerinde meydana gelmişlerdir.   Bununla birlikte, bu alandaki bazı göllerimizin ise oluşumu, tektonik çanaklarda... Devamı

LEVHA TEKTONİĞİ LEVHA HAREKETLERİ KAYMA TEORİSİ TETİS KITALARIN

2008-10-04 22:31:00

Alfred Wegener'in "kıtaların kayması" kuramının geliştirilmesi sonucu oluşmuştur. Başlangıçta tüm kıtaların Pangea adında tek bir kıta olduğu, sonradan parçalanıp dağılarak zamanla günümüzdeki yerlerine ulaştığı görüşünü Alman bilim adamı Alfred Wegener ortaya attı. Dünya'nın yüzeyi kesintisiz gibi görünüyorsa da, gerçekte dev boyuttaki bir yap-boz gibi birbirine geçen parçalardan oluşmaktadır. Levha adı verilen bu parçalar, çok yavaş olarak sürekli biçimde birbirlerine göre hareket ederler. Bir levha, yanlızca okyanusal ya da kıtasal litosferden oluşabildiği gibi her iki litosfer türünü de içerebilir. Levhalar, levha sınırı ya da levha kenarı ile sonlanır. Depremlerin ve yanardağların çoğu bu bölgelerde görülür. Pangea verilen tek kıta parçasını çevreleyen denize Panthalassa denmekteydi. Zaman içerisinde katmanlar hareket ettikçe Pangaea ikiye ayrıldı. Kuzeyde Laurasia ve güneyde Gondwanaland oluştu. Bu iki kıta Tethys (Tetis) denizi ile ikiye ayrıldı. Katmanların hareketi ile kıtalar iyice ayrılarak bugünkü halini aldı. Yer yüzeyinin kabuğu, manto üzerinde, 'izostazi' adı verilen, bir ağacın su üzerinde yüzmesi ile karşılaştırılabilecek bir denge halinde dururlar. Mantonun kaldırma gücü, su ve ağaç örneğinde olduğu gibi kabuğun manto içine 'batmış' olan hacmi ile orantılıdır. Bu nedenle yükseltilerin fazla olduğu kıta bölgelerinde, artan kütle ile koşut olarak kabuğun manto derinliklerine uzanan kısmı da daha fazla olmalıdır. Yüksek dağ sıralarının derinlere dalan 'kökleri' yer kabuğunun böyle alanlarda 70 km. kadar kalın olmasına yol açar. Öte yandan, karaların yükselmesi, bağıl olarak daha hafif materyelden oluşmaları ile ilişkilidir. Böylece o... Devamı

KUTUP NOKTALARININ ÖZELLİKLERİ KUTUP DAİRELERİNİN ÖZELLİKLERİ EK

2008-10-04 22:29:00

KUTUP NOKTALARININ ÖZELLİKLERİ   90. Kuzey ve Güney paralelleridir. Güneş ışınlarının düz zeminlere en dar açıyla geldiği yerlerdir. Sürekli soğuk olduğundan kutuplar ve çevresinde yıl boyunca termik yüksek basınç kuşakları oluşur. Aydınlanma çemberinin 21 mart ve 23 Eylül'de teğet geçtiği yerlerdir. Bir yıl içinde 6 ay sürekli gündüz, 6 ay sürekli gece yaşanır. Çizgisel hızın sıfır, yerçekiminin en fazla olduğu yerlerdir.     KUTUP DAİRELERİNİN ÖZELLİKLERİ   Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Kutup Daireleri, 6633' Kuzey ve Güney paralelleridir. Kutup kuşağı ile Orta kuşağı birbirinden ayırırlar. Aydınlanma çemberinin yıl içinde yer değiştirdiği ve 21 Haziran ile 21 Aralık'ta teğet geçtiği paralellerdir. 21 Haziran'da Kuzey Kutup Dairesi'nde,  21 Aralık'ta Güney Kutup Dairesi'nde 24 saat gündüz yaşanır.     TERMİK BASINÇ  KUŞAKLARI   Dünya'nın  küreselliği nedeniyle ısınma ve soğumaya bağlı oluşan basınçlara termik basınç denir. Güneş ışınlarını, yıl boyunca dik ve dike yakın açılarla alan Ekvator fazla ısınır. Isınan hava genleşerek yükselir ve basınç düşer. Kutuplar, ışınları dar açı ile aldığından her zaman soğuktur.Soğuk hava ağır olduğu için yere çöker ve basınç yükselir. Dünya'nın küreselliği nedeniyle, Kutup Yıldızı'nın görünüm açısı Kuzey Kutbu'ndan Ekvator'a doğru daralır.       Bu nedenle 60. Kuzey paralelinde 60° açı ile görülen Kutup Yıldızı  Güney Kutbu'nda görülmez. Dünya'nın küreselliği nedeniyle hep aynı yönde hareketle başlangıç noktasına ulaşılır. 1519 yılında Macellan tarafından, hep batı... Devamı

küresel ısınma, küresel ısınma nedir, kuresel ısınmanın etkileri

2008-10-04 22:25:00

Güneşin Etkisi: ESA bilim adamlarından Paal Brekke; iklim bilimcilerinin uzun süredir Güneş beneklerinin 11 yıllık döngüsel hareketini ve Güneş'in yüzyıllık süreçler içinde parlaklık değişimini incelediklerini belirtmiştir. Bunun sonucunda Güneş'in manyetik alanı ve protonlar ile elektronlar biçiminde ortaya çıkan güneş rüzgarının, Güneş sisteminde kozmik ışımalara karşı bir kalkan görevinde olduğu açıklanmaktadır. Güneş'in değişken aktivitesiyle zayıflayabilen bu kalkan, kozmik ışımaları geçirmektedir. Kozmik ışımaların fazla olması bulutlanmayı arttırmakta, Güneş'ten gelen radyasyon oranını değiştirerek küresel sıcaklık artışına neden olmaktadır. Güneş'ten gelen ultraviyole ışınım aynı zamanda kimyasal reaksiyonların oluştuğu (ve dolayısıyla atmosferin tamamını etkileyen) ozon tabakası üzerinde değişikliğe yol açacaktır. Dünya'nın Presizyon Hareketi: 1930 yılında Sırp bilim adamı Milutin MİLANKOVİÇ Dünya'nın Güneş çevresindeki yörüngesinin her doksanbeş bin yılda biraz daha basıklaştığını göstermiştir. Bunun dışında her kırkbir bin yılda Dünya'nın ekseninde doğrusal bir kayma ve her yirmi üç bin yılda dairesel bir sapma bulunduğunu belirtmiştir. Günümüz bilim adamlarının bir çoğu Dünya'nın bu hareketlerinden dolayı zaman zaman soğuk dönemler yaşadığını ve bu soğuk dönemler içindeyse yüz bin yıllık periyotlarda on bin yıl süreyle sıcak dönemler geçirdiğini bildirmektedir. Bu da Dünya'nın doğal ısınmasının bir nedenini oluşturmaktadır. El Nino'nun Etkisi: "Güney salınımı sıcak olayı" olararak tanımlanabilecek El Niño hareketi, 1990-1998 yıllarında tropikal doğu Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden 2-5º daha yüksek olmasına neden olmuştur. Öze... Devamı

DÜNYANIN EKSEN EĞİKLİĞİ VE SONUCLARI NELERDİR EKSEN EĞİKLİĞİ DÜN

2008-10-04 22:18:00

DÜNYA'nın ŞEKLİ ve SONUÇLARI Dünyamız Samanyolu Galaksisi'ndeki yıldız sistemlerinden güneş sisteminde yer alır. Bütün gezegenler elips şeklinde bir yörüngede hareket ederler. AY VE ÖZELLİKLERİ Ay dünyamızın 1/50’si kadardır. Bu sebeple Ayda yerçekimi azdır (dünyadakinin 1/6’sı kadardır). Ayda atmosfer yoktur. Bunun sonucunda; hava ve su yoktur. Meteorolojik olay (iklim) görülmez. Meteorlar doğrudan ay yüzeyine düşer. Sonuçta büyük krater çukurlukları oluşmuştur. Günlük sıcaklık farkı fazladır. Bu sebeple mekanik çözülme fazladır. Canlı hayatı yoktur. İç ısısını kaybetmiştir. Bundan dolayı volkanik olay görülmez. AYIN HAREKETLERİ 1) Kendi ekseni çevresindeki hareketi 2) Dünya çevresindeki hareketi 3) Dünya ile birlikte güneş çevresindeki hareketi *** Ay hem kendi hem de dünya çevresindeki bir turunu aynı sürede (29,5 gün) tamamladığı için dünyadan ayın sürekli aynı yüzeyi görülür. Ay günü: Dünyadaki herhangi bir meridyenin ard arda iki kez Ayın karşısından geçinceye kadar geçen süredir. Bu süre 24 saat 50 dakikadır. Güneş günü: 24 saattir. *** Ay günü ile güneş günü arasındaki zaman farkından dolayı bir yerde Ay her gün bir önceki güne göre daha geç gözlenir ve gel-git olayı daha geç oluşur. AYIN EVRELERİ Ayın aydınlık yüzünün dünyadan görünüşünde bir ay boyunca meydana gelen değişikliklerdir. Yeniay ve dolunay evrelerinde büyük gel-git yaşanır. Sebebi dünya, ay ve güneşin aynı doğrultuda olmasıdır. İlk ve son dörd&... Devamı

BaŞlica Kiyi Tİplerİ Fiyortlar Başlıca Kıyı Tipleri ödevi Başlıc

2008-10-04 22:14:01

BAŞLICA KIYI TİPLERİ a) Fiyortlar : Buzul aşınımı ile oluşmuş vadileri sular altında kalmasıyla meydana gelmişlerdir. En güzel örnekleri Norveç ve İskoçya kıyılarıdır. Ülkemizde bu kıyı tipi görülmez. b) Skyer Tipi Kıyılar : Buzulların etkisi ile oluşan moren yığınlarının ve buzulların aşındırdığı tepeciklerin sular altında kalmasıyla, yüzlerce adacıktan oluşam kıyılara Skyer Kıyılar denir. Norveç ve Güney Şili kıyıları böyledir. c) Ria Tipi Kıyılar : Platoları yaran derin vadilerin sular altında kalmasıyla oluşan kıyılardır. G.B.İrlanda ve K.B.İspanya 'da görülür. Ülkemizde Güney Ege kıyıları, İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Haliç bu tip kıyılardandır. d) Liman Tipi Kıyılar : Yüksekliği az olan kıyılardaki derin ve geniş vadilerin sular altında kalmasıyla oluşur. Derinliğin azlığına bağlı olarak kıyı setleriyle oluşmuş doğal limanlarla dolu bir kıyı özelliği gösterir. En güzel örneği Ukrayna'nın Karadeniz kıyılarıdır. (Odesa Limanı) Ülkemizde B. ve K.Çekmece Kıyıları örnek olabilir. e) Dalmaçya Kıyıları : Denize paralel uzanan dağların arasındaki vadilerin sular altında kalmasıyla oluşurlar. Bu kıyılara Adriyatik Denizi'nde (Dalmaçya Bölgesi) ve ülkemizde Antalya'da (Kaş İlçesi) rastlanır. f) Haliç Tipi Kıyılar : Gel-git genliğinin (yüksekliğinin) fazla olduğu kıyılarda okyanus sularının akarsu ağızlarından iç kısımlara kadar girerek akarsuyun ağızlarını aşınırması ve genişletmesiyle oluşan kıyılardır. Bu kıyılar önemli limanları barındırır. Ülkemizde gel-git genliği az olduğundan haliç görülmez. g) Enine Tipi Kıyılar : Dağların denize dik uzandığı girinti-çıkıntının çok olduğu koylarla ve doğal limanlarla dolu kıyılardır. Ülkemizin Ege Kıyıları böyledir. h) Boyuna Tipi Kıyılar : Dağların denize paralel uzandığı gir... Devamı


Ödev
TOPlist